11 Kasım 2016 Cuma

HAYATIN NERESİNDENSİN? 10- (Mr. MOSTAFA )


Staj amaçlı girdiğim işyerinde yıllarca çalıştım. Staj başvurusu için teşvik eden kişi elinde bir gül her kızın peşinden gülerek giden Zeynel di. O, çalıştığım şirketin mutfak departmanında işe başlamış ben de muhasebe departmanında staj yapmaya başlamıştım. Sanırım ona bir teşekkür borçluyum. İş bulmam ve yıllarca çalışmam için vesile olmuştu. Bu yazımı okursa buradan teşekkür ederim.

Kaderde turizm sektöründe uzun yıllar bir çok görevde yeri geldiğinde söverek yeri geldiğinde severek çalışmak varmış. Sonuçta ben ekmek yedim kedim de mama yedi. Vakti zamanında yeterince kötülediğimi düşünüyorum burada kötü yanlarını yazmayacağım. Çok fazla güzel insan tanımama, eşimle tanışmama sebep oldu. Beni büyüttü. En büyük şansım güzel insanlarla aynı ofisi paylaşıyor olmamdı. Tekrar dünyaya gelmek diye bir şey varsa mutlu olduğum, sevdiğim ve başarılı olduğum bir alanda çalışmayı diliyorum. Umarım reenkarnasyon varsa bu sözümü hatırlarım.

Hayat sadece iş değildi kendi hayatım diye bir şey vardı. Güzel olacak diye başladığınız bir şey olur bazen  ama sonu düşündüğünüz gibi olmaz. Böyle bir şey yaşadım mesela. Noktalamak uzun sürdü. Sorulan her soruya cevap verme zorunluğu, kendimi ifade etme çabam dahil  bir çok acemiliklerim oldu. Yirmi beş yaşımdan otuz iki yaşıma kadar geçen zaman diliminde çok zorlandım. Ağlamalar kahkaya kahkahalar ağlamaya hızla dönüyordu. Dışarıdan bakıldığında argo konuşan, basit yaşayan, rahat biri  gibi görünsem de  ince ruhluydum. Narindim. Düzenli bir hayat ve güzel bir aile kurma isteğim vardı. Karşıma çıkan insanların yaklaşımları, iş hayatımda maruz kaldığım olumsuz diyaloglar zamanla psikolojimi bozmuş, beni kabalaştırmış ve gerçek kimliğim ile gözüken yüzüm arasında bir katman oluşturmuştu. Beni sadece ailem, yakın kız arkadaşlarım gerçek halimle tanıyordu. Bir çok insan tanıdım. Keşke tanımasaydım dediğim kimse yok. İyi veya kötü hayatıma misafir ettiğim, hayatına misafir olduğum herkese teşekkür ederim. Ben istemediğim sürece kimse bana kötü davranamadı ben istemediğim sürece kimse yanıma bile yaklaşamadı. Seçimleri ben yaptım. Şimdiki aklımla düşünüyorum da seçimlerimi yaparken kendime daha iyi ve insaflı davranabilmeyi çok isterdim. Hoş şimdiki aklım o zaman olsaydı hayatıma konuk olmuş bir çok insan hayatımın kıyısından, köşesinden bile geçemezdi ve ben bugünkü SEVDA olamazdım.

Otuz üç yaş benim için bir kırılma noktasıydı. Aynada gözlerimin içine bakıp "Ben kimim?", " Kendime neden bu kadar zulüm ediyorum ?", " Hayattan beklentim ne ?"  ve daha bir çok soru sormuştum. Aynada kendimle yüzleştiğim ve kendime sorular sorduğum o gün hiç te kolay olmadı. 
Bir hayat arkadaşı ve yeni bir hayat istiyordum. Çalıştığım iş yeri ve yaptığım işten bunalmıştım. 2012 Yılında istifa etmek istiyordum. Kısacası artık mutlu olmak  ve mutlu olacağım şekilde yaşamak istiyordum.

 Her nedense veda etmeyi hiçbir zaman beceremezdim. Öylece bırakırdım. Neticede bu zaman zarfında bir insana (defalarca ) veda etmeden öylece bıraktım. Artık veda etmeyi de öğrendim. Sonuçta kapanmamış her sayfa insanın hayatında bir şekilde önüne çıkıyordu. "Bunca zaman iyi veya kötü hep yanımdaydın, Desteğin, emeğin, öğrettiklerin ve her şeyden önce hayatıma misafir olduğun için teşekkür ederim" demek o kadar da zor değildi ve herkes bunu hak ediyordu.. Neyse ki düşüncemde veda etmeyi ertelediğim her ayrılık için bir veda konuşması yaptım. Artık veda etmeyi sevmesem de veda etmeyi öğrendim, biliyorum.

2011 Yılında farklı zamanlarda iki evlilik teklifi aldım ve ikisine de evet dedim. İlk evlilik teklifini yapan kişi hayatımda en çok güldüğüm adamdı. Yaptığı esprileriyle beni en çok güldüren adam. (Cem Yılmaz değil) Güzel bir arkadaşımdı halen daha arkadaşım. Aramızda evlilik teklifi sözlü bir diyalog olarak geçmiş ve daha ileri gitmemişti. Olmayan her şeyde bir hayır vardır "Kısmetse gelir Fas' tan, Yemen' den kısmet değilse ne gelir elden" diyerek durumu kabullenmiştim. Belli ki  kader benim için daha farklı bir program hazırlıyordu. Bu arada evlenme teklif eden arkadaşım sürpriz bir evlilik teklifi yaptığını sanıyordu fakat bu teklifi bilen akrabası sürprizi bozup bana söylemişti. Sürpriz olmasını, şaşırmayı hatta "Neden benimle evlenmek istiyorsun?" diye sormayı, yüzük olmadan evlilik teklif ettiği için şaka yapıp gülmeyi isterdim. Siz siz olun sürprizlerin sihirini bozmayın. Bırakın insanlar şaşırsın biraz yahu.

Bu olayın üstünden bir ay bile geçmemişti ki  ofiste çalışmaktan bunalınca dosyaları masada öylece bırakıp cama yöneldim. Gözüme camın önündeki merdivenlerden aşağıya yürüyen kapkara bir adam ilişti ve  "MÜSTAKBEL KOCAM GELMİŞ" dedim...  Mostafa Mr. MOSTAFA...

Hayatın Neresindensin?  Sadece Arkadaşız olarak devam ediyor. Hep öyle olur zaten 😂 Okumak için linki tıklayın :
http://sevdaelaraby.blogspot.com/2017/01/hayatin-neresindensin-11-sadece.html
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda Elaraby

  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder