15 Kasım 2016 Salı

HAYATIN NERESİNDENSİN? 14- FİNAL & "KINAYI GETİR ANEY"

KINAYI GETİRMEYİN... AĞLIYOR
Türkiye' ye dönmem ile raylarına iyice oturan hayatım hızlı tren misali gitmeye başlamıştı. Hayata gelmeden önce birileri ile sözleşme yapıyorsak eğer iş hayatım için yaptığım sözleşmenin final sahnesi gerçekleşiyordu. Herkes rolünü oynamış ve perde kapanmıştı. Evlilik tarihini 2012 yılının ilk günleri olarak düşünürken biraz daha öne çekme kararı almıştık. Her Kasım ayında KASIMDA AŞK BAŞKADIR paylaşımları görürdüm. Neymiş bunun esprisi dedim ve Kasım ayında evlilik için eşimle sözleştim.

Kedimle teras katı güzel bir evde yaşıyordum. Bir ev dolusu eşyam vardı. Evi boşaltıp Fas' a gitmek için ise iki aya yakın zamanım. Ciddi ciddi gidiyordum. Ev sahibi ile konuşup eşyaları evde bırakmayı nedense hiç akıl edememiştim. Tek tek ihtiyacı olan birileri var mı aramış, sormuş ve ihtiyacı olan  arkadaşlarıma, tanıdıklara zor zamanlarda taksit taksit ödeyerek aldığım eşyalarımı severek dağıtmıştım.

BİR ZAMANLAR...
Ülkeye, insanlarıma, hayatıma veda ediyordum. Nişanlılığım boyunca yakın arkadaşım Elif  telefonla aramış ve "Gitme Sevda" demişti. Babasının  geç vakte kadar çalıştığı gecelerde evde yalnız kalmasın diye eve davet ederdim Elif' i. Bazen de ben Elif' e kalmaya giderdim. Ne çok anı biriktirmiştik. Bana gitme diyordu ama o da  evlenerek gitmişti. Bir aile kurmuştu ve bir de tatlı oğlu olmuştu.  Tek farkım başka bir ülkede yaşayacak olmamdı.

KOMŞU KOMŞUNUN ... 😅
Evdeki anılarım, ailem, arkadaşlarım, iş hayatım, söylenen sözler, kırgınlıklar hayat mücadelem yorgunluklarım... toparlanmaya çalışıyordum. Ablam işteydi ve  çalışıyordu, teyzemin arkadaşı ile programı vardı, ailem zaten gitmemi istemiyordu. Büyük bir  ağırlık çökmüştü  üstüme. Hem giderim hem ağlarım misali ne çok söylenerek ağlamıştım. Merhametli, kedi sever yeni bir komşum vardı üçüncü katta. Sanırım duymuştu ağlama seslerimi.  Kapı çaldı ve sakinleşmem için beni evine oturmaya davet etti. Eminim teşekkür etmişimdir fakat o gün için tekrar teşekkür ederim.

Komşuluk yapabildiğim söylenemezdi. Çalıştığım günler çok, tatil olduğum veya bana kalan zaman dilimi az dı. Fas' ta komşu olayına bulaşayım dedim. Kolumu kaptırmadan elimi ayağımı hemen çekmek zorunda kaldım. "Komşu komşunun külüne muhtaç." derler ama kendi küllerimden var olmayı öğrendiğimden beri komşunun külüne falan ihtiyaç duymuyorum. Bu ülkede çok ev taşıdık. İki defa komşum oldu. Onu ayrıca yazacağım zaten.

YANIMDA FERİDE, KARŞIMDA NEŞE
Yanıma alacaklarımı  iki koliye sığdırmıştım. Ev eşyalarımın kalan bir bölümünü de ev sahibim Sebahat abla ile konuşup evde bırakmıştım. Bir mahalle yukarıda, arkadaşım Feride vardı. Zaman zaman onda kalırdım ve sabaha kadar çok insafsız espriler yapar, gülmekten uyuyamazdık. Bir mahalle aşağıda sık sık uğradığım kütüphane, muhabbetini sevdiğim kütüphane yetkilisi Ayşe abla ve onun tatlı arkadaşları vardı. Mahallenin çocukları, evim, markete giden yokuş, işe giden yollar... Veda etmek ne kadar da ağır  geliyordu. Arkadaşken akraba çıktığım Neşe,  her koşulda beni sabırla dinleyen güler yüzlü arkadaşım Derya, "... gitsin"  sözünü sık kullanan fakat kendi hayatında pek uygulayamayan ince ruhlu kalın sesli güzel  arkadaşım Filiz (tamamını yazmıyorum Filiz. Bu kıyağımı unutma:), otelde çalışırken staj yaptığı dönemde tanıştığım dünyalar tatlısı Şahika' m, işten fırsat buldukça uğrayıp kısacık zamana gıybet ve sohbet bir de çay sığdırdığım Hidayet, bir yolculukta tanışıp arkadaş olduğum ince ruhlu Ruken ve dahası vardı... Çok güzel insanlar biriktirmiştim. Hayatıma konuk oldukları ve hayatlarına konuk ettikleri için hepsine teşekkür ederim.

Evin anahtarını teslim edip teyzem ve ablamın yanına taşınmam ile kendimi daha iyi hissettim diyebilirim. Kendimle çok fazla kalmak ve düşünmek istemiyordum doğrusu. Gezmeler, içmeler derken zaman hızla geçiyordu. Teyzem ile kapalı çarşıyı gezerken duvaksız, gelinlik tarzı bir kıyafetin uygun fiyatı dikkatimi çekti. Bir anlık karar ile kıyafeti satın aldım. Bu kıyafeti giymek için ortam gerekirdi. Her Sevda bir veda 😆 Ben de veda gecesi yapmaya karar verdim. KINA EĞLENCESİ süsü verilmiş bir VEDA GECESİ düzenlemek için yer, salon  arayışım başladı. Sonunda çocukluğumun geçtiği Hasanbey mahallesine komşu olan İğneci aralığında oturan Eşref kardeşimi buldum. Eşref' in işlettiği Sima Cafe yi bir geceliğine rehin aldım. Sırada davetiye hazırlığı ve insanları davet etme faslı vardı.

SAİME TEYZEMİN EMEĞİNE SAĞLIK
Teyzem istediğim davetiyeyi tasarlayıp, hazırlamıştı. Tanıdığının baskı ücreti almaması da bana düğün hediyesi olmuştu Buradan çok teşekkür ederim. Davetiyeleri kısıtlı bir zamanda dağıttım. Ola ki unuttuğum birileri olduysa da kusuruma bakmasın. Olur böyle şeyler.

 Kına gecesi olması için damat adayının da olması gerekiyordu... Mostafa yoktu. Zaten bu organizasyondan son anda haberi olmuştu. İstese de gelemezdi. 😆

Kuaföre gittiğimde kına gecesi için makyaj olsun deme ihtiyacı duymamıştım. Zaten kına gecesi gelin başı gibi kelimeler işin içine girince fiyatlar birden uçukluyordu, daha fazla para ödemeye niyetim yoktu. Makyajım biraz ağır olmuştu ama öyle de güzelim böyle de diyerek geceyi geçirdim.

Kına yakılırken eğlenceli bir şarkı çalınsın isterdim. Bu  isteğimi dile getirmeme rağmen 'Kınayı getir aney' türküsü böğürmeye başlamıştı. Ben,  gülerek VEDA etme sahnesini oynayacaktım fakat yönetmen ' Gözyaşı gözyaşı gözyaşı',  'Halk bunu seviyor' diyerek finali değiştirmişti. Hiç ağlamadığım kadar ağlamıştım. Benimle birlikte tüm salon...  Bir ara eskiden otelde beraber çalıştığım  ofis arkadaşım Mesut' u camın önünde gördüm. Kına ortamından koptum ve ofis çıkışı deniz manzarasına karşı kocaman bir yaş pastayı ortadan ikiye bölüp yediğimiz günlere gittim. Çok fazla komik anımız vardı. Moral gibi gelmiş, ağlamam kesilmişti. İyi ki vardın Mesut. (Hayatın draması varsa rondo nun kreması mı vardı? )

RESMİ GEÇİT TÖRENİ 😆
Veda gecesi güzel bir fikirdi ve güzel de bir gece olmuştu. Yeni bir yıla sayılı günler kaldığı için kafenin içi harika süslenmişti. Davete katılan bütün insanlarımı sığdırabildiğim sıcak bir ortamdı.  Sima Cafe işletmecisi  Eşref Aymaz kardeşime emeği ve yardımından ötürü tekrar teşekkür ederim.

Hayatın Neresindensin 1. Bölümde ne yazmıştım?  "SEN BURAYA FAZLASIN" demişti kadın. Nerede yaşamalıyım? dediğimde "Bodrum" demişti. Evren bunu duymuş "görüyorum ve arttırıyorum" diyerek beni Afrika' ya, Fas' ın TANCA şehrine roketlemişti. Geçenlerde Canan Karatay' ın Bodrum' da yaşadığını öğrenince,  Bodrum olsaydı, bir de Karatay'a komşu olsaydım ne iyi olurdu dedim. Canan KARATAY' a evet Bodrum' a hayır. Ben, Bodrum' un enerjisini pek sevmiyorum da. En iyisi sevgili Canan Karatay Fas' a yerleşsin 😅

HAYATIN NERESİNDENSİN? 
Hayatın sunduğu seçenekler içinde yaptığım seçimlerin içinden bir yerlerden..  Sürprizlere, yeni yerleşim yerlerine, yeni koşullara BENİM İÇİN ve AİLEM İÇİN HAYIRLI OLDUĞU sürece açığım.

Peki ya sen,
SEN, HAYATIN NERESİNDENSİN?


Mutlu SON.😂😂👍❤💚✌

Okuduğunuz için teşekkürler
Sevda ELARABY


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder