1 Ocak 2018 Pazartesi

TANCA - LA GIRALDA CAFE

GARGAMEL VE AZMAN FAS' TA. =)

Uzun zamandır evin civarından uzaklaşmadık. Havalar soğuktu, kızımız diş çıkarıyordu derken zaman geçti. Cuma günü eşimin izinli olması ile "HADİ KALK, GİDELİM" dedim ve sevdiğim bir mekana gittik.

GAYET GENİŞ BİR CAFE. 

LA GIRALDA CAFE. İspanyolca bir isim. Bu mekanı bilmeyen biri için bulunması pek te kolay değil. İki giriş kapısı var fakat ikisi de "BEN BURADAYIM" der gibi değil. Burayı keşfetmiş bir Türk ailesi (Mehmet Bey ve Gülşen abla) sayesinde öğrendik biz de. 

Uygun fiyat,  kaliteli servis , güler yüzlü garsonlar ve temiz bir ortam. İçeride sigara içmek serbest fakat camlar hep açık. Yine de sigara içmeyen birini rahatsız edebilir. Manzara, dekorasyon ve ortamın enerjisi beni çekiyor. Ayrıca zamanı iyi seçerseniz  (cuma namazı saati, hafta içi veya hafta sonu sabah saatleri ) sigara içen kişiye denk gelmeniz neredeyse imkansız.

LA GIRALDA CAFE

Kapalı mekanlarda çekim yapmak biraz sıkıntılı olabiliyor. İnsanlar doğal olarak çektiğiniz fotoğraf ve video kayıtlarında görünmek istemiyorlar. Bu nedenle salonun tamamını çekemedim fakat bu mekanda daha önce çekmiş olduğumuz resimler buldum. 

NANE ÇAYI 



Fas' a gelirseniz nane çayını denemenizi tavsiye ederim."Az şekerli olsun" demeyi ihmal etmeyin. Ben nane çayını  içmeyi denedim fakat sevemedim. Belki siz seversiniz. Evde denemek isterseniz nane çayı nasıl yapılır arkadaşıma kısa tarif verirmiş gibi yazayım:

Çaydanlığa 2 tatlı kaşığı yeşil çay koy, üstüne bir bardak kaynar su dök, üç dakika bekle.
Kaptaki çayı bardağa dök. Kabın içine tekrar bir bardak kaynar su dök, çay kabını çalkala, içindeki çayı başka bir bardağa boşalt ve lavaboya dök. (O içilmeyecek. )
İlk bardaktaki çayı kaba tekrar boşalt ve üstüne taze kesilmiş, yıkanmış naneler(iki avuç içi dolacak kadar), iki.tatlı kaşığı şeker, üstünü geçecek kadar kaynar su ilave et. Ocağa al.  Çay keyfe gelip oynamaya başladığında ocaktan al.

Bir püf noktası daha var. Çayı içmeden önce bir bardak çay döküp onu çay demlediğin kabın içine tekrar al.  Daha sonra bardaklara döküp içebilirsin. Bu kadar basit. Umarım anlaşılır olmuştur.

Türk kahvesinde köpük olmazsa olmaz gibi bir kural  nane çayı için de geçerli. Fas' ta bu nedenle çayı biraz yüksekten  bardaklara  döküp, köpüklü servis ediyorlar.

Videoda sümüklü böcek demiştim ama aslında salyangoz Fas' ta halzun (halezon) bu ülkede yol boyunca satılıyor. Bana göre kokusu çok kötü olan bu yiyecek eşimin ve burada tanıdığım bazı kişilerin düşüncesine göre Fransız kültüründen Fas' a yerleşmiş. Fas halkının çoğu da severek tüketiyor. Ben yemedim, yemeyi de düşünmüyorum. Tanca' ya olur ya gelirseniz ve denemek isterseniz şehrin göbeğinde, deniz manzaralı bir yer var. Yolumuzun üstünde denk gelince onu da çekmiş bulundum.


Yol boyunca araç içinde ve yürürken çekimler yapmaya çalıştım. Aracın camını silmeyi unutmuşum. En azından yan camlardan çekim yaparken camı açsaydım iyi olurdu fakat olası bir hırsızlık yaşama riskini alamadım. Fas sokaklarında veya camı hafif aralık  aracın içinde elinizde telefon veya kamera varsa dikkatli olmanız gerekiyor. Aracın içinden yaptığım çekimlerde zaman zaman toz bulutu ile karşılaşırsanız bu da benim kusurum olsun artık.

KAHVENİZİ ALIN, TANCA' YI GEZDİRİYORUM.
Vakti zamanında Fas' ın Tanca şehrine iş amaçlı gelmiş, buraları özlemiş Türkler varsa selam olsun.  LA GIRALDA CAFE videosunu İZLEMEK için buraya tıklayın:https://www.youtube.com/watch?v=SSBwHJinPuc

İyi seyirler,

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ELARABY


6 yorum:

  1. Tunusa gittigimde salyangoz meselesini Fransiz etkisinden sandigimda hayir demislerdi. Tunuslular biz salyangozu Fransizlar gelmeden once de yiyorduk demislerdi. Siz benim dusundugum gibi ifade etmissiniz. Kafam karisti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Ayşe Hanım. Eşimle bu konuyu konuştuğumda Fas kültürüne ait bir yiyecek olmadığını düşündüğünü söylemişti. Fransız sömürgesi zamanında kültüre ilave edilmiş olabileceğini düşünüyor. Ona istinaden bir de buraya misyon amaçlı gelip, uzun yıllar çalışan Türkler den edindiğim bilgiye göre yazdım.

      Sil
  2. Yanit icin tesekkurler Sevda Hanim

    YanıtlaSil
  3. İslam kültüründe salyangoz pek makbul görmez. Aslında istakoz gibi görselliği rahatsızlık veren deniz hayvanları bile bazı İslami kesimlerce mekruh bile denmiştir. Fakat kesin bir haramlık yok. Bir ürünü yiyip yememe insanın içinin kaldıracağı bir durum olsa gerek. Şarkısı da var "Bahçelerde kereviz; biz kereviz yemeyiz" diye. Bir zamanlar rakı gibi kokuyor diye kerevizi eve sokmuyorduk. Fakat şimdi kerevizsiz yapamıyoruz. Paylaşşımın için teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim . Damak zevki kişiye ve kültüre farklılık gösterir ve ifade ettiğiniz gibi insanın içinin alıp almaması ile ilgili bir durum. Yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil