31 Aralık 2017 Pazar

BANA BİR MASAL ANLATSANA, İÇİNDE PARİS OLSUN

Kargaların kruvasan  yediği saatlerde  Kazablanka aktarmalı uçak ile  Paris' e  gitmişti  evimizin direği 😂 Fas a dönene kadar lavabo tıkandı,  mutfakta ampulün bağlı oldugu kablo çıktı yetmedi mutfak balkon bölmesinin  ışığı da sizlere ömür.  Boşuna evimizin direği demiyorum.  Direk gitti,  ev isyanlarda 😂

Fas a döndüğünde " Bana bir masal anlat KOCA,  İçinde PARİS  te olsun"  dedim.  Anlattı sağolsun. Ben de size kendi cümlelerim ile aktaracağım. 



" Fransa ya vardığımda şirketin kiraladığı  araba hazırdı. Otele vardığımda ise vakit geç olduğu için rezervasyon yok sayılmıştı. O saatten sonra otel bulmak kolay olmadı ama şansıma  buldum. Kaldığım süre içinde oteli beğenmeyip tekrar otel aradım.  İşte  iken telefonla arayıp rezervasyon yaptırdım.  Otele gittiğimde sizin adınıza  Rezervasyon görünmüyor  denildi. Yeni personelin yaptığı hatanın faturası kesilmisti   kimin eline vereyim diye bakınıyordu resepsiyonist.  Ben onu almayım. Sen bana  bir oda ver dedim.  Oda ayarlandı ve konaklamaya bu otel ile devam ettim. 



Orta karar bir otelde tek kişi konaklama ücreti 50 €, 5€gibi de ekstra kahvaltı tutuyor.    Müşterilerin kirlilerini yıkaması  icin düşünülen çamaşır makinesi ve araç için ücretsiz otopark ise nimet. Türk,  Pakistan,  Hint ve Fas restaurantlarında makul rakamlara karnımı doyurup Fransız mutfağına nanik yaptım.  



Merhaba. Ben,  kutup ayısı. Çöl sıcağında BAHTSIZ BEDEVİyi öpmekten sıkıldım, Fransa ya geldim. 🐻😁 
Uyari : Kutup ayısı Fransa da bir Avm meydanında ayakta bekliyor.😂


Gün icinde çalıştığım için geceleri ve hafta sonları gezmeye fırsat buldum. Kendini sokağa bırak    HER YOL PARİS 😂

Öyle günler oldu ki senle 
Konuşmasam olmaz ki 💃 (birazdan Mirkelam gibi koşacak )

Her yerden şato,  müze, tarih fışkırıyor.  Trafiğin yoğunluğu, gökyüzünün griliği hariç hayat Fransa da güzel diyebilirim. İstediğin saatte dışarı çık, güvenilir.  Restaurant ve çoğu yer erken saatte kapatıyor olsa bile insanlar aktif. Hayat sokakta  

Fransa - Noel Zamanı


Aralık ayı son haftaları olmasına rağmen bere takmadan gezdim. Fas ile eş değer soğuklukta olması şaşırttı.  İki haftalık iş seyahati bittikten  sonra dönüşte yaşadıklarımı da anlatayım da masal yarım kalmasın.  

Fransa da Havaalanına gittim. Görevli biletim olmasına rağmen uçakta yer olmadığını, bilet satışında bir hata yapıldığını söyledi. Hatasız kul olmaz anladık ta hep bana mı denk gelecek bunlar kardeşim.  Alternatifleri alayım dedim.  Otel, taksi, yemek herşeyi karşılayıp bir sonraki gün için uçakta yer bulalım dedi, kabul etmedim. Üstüne para teklifi yaptı.  😅😅 Baktım tekliflerde nirvana, merhamete geldim bir sonraki uçakta yolculuk dedim ve el sıkıştık.  
Fransa - Sanat


Çok geç vakit Kazablanka Havaalanına indi uçak. Tanca uçuşu için kapıya yöneldim ki pilot kimseleri UÇURMAM, UÇURMAYACAĞIM   grevdeyim demis yetkililere.  😁😅

Fransa - Sanat


Hava yolu şirketi mağdur ve mağdurelere otobüs temin etti. Saat gece yarısı, insanlar  pelte.  İkna olanlar otobüsle Tanca ya doğru yola çıktı. Teklifleri duymak istediğim için ikna olmayanlar ile bekledim.  Otel, kahvaltı, taksi  ve yarın sabah ilk uçuşa bilet seçeneği ile gelen görevliye eller havada yaptık.  
Fransa 

Otel Havaalanına yakındı.  Ben de zaten çok yorgundum. Taksi dört yıldız otele bıraktı mışıl mışıl uyudum. Sabah kahvaltımı afiyetle yaptım. Araç geldi Havaalanına götürdü. Başka pilot uçurdu bizi Tanca ya. Sonrası malum... Evin direği geldi hanımmm. Noel Babanin asistani gibi hediyeleri valizden çıkar falan filan.



 Adam,  ailesine 
Kadın,  kocasına 
Çocuk , babasına 
Ev, direğine kavuştu. 
Bu masal burada bitti. 

Şimdilik hayaller Paris hayatlar  Fas  olsa da

 İlk firsatta Paris' e gidip, kendi masalımı kendi cümlelerim ile yazacağım diyerek satırlarıma  burada nokta atışı yapıyorum.


Okuduğunuz için teşekkür ederim. 
Sevda ALAN ELARABY 

28 Aralık 2017 Perşembe

BİLGİYE AÇIK İNSAN HEP ÖĞRENCİ KALIR /ÇELLO


Müzik evrensel bir dildir.  Notaların büyüsü insanın ruhunu dinlendirir.

Bir zamanlar fotoğrafçılık kursu almış şimdilerde çello öğrenmek için ders  alan bir arkadaşıma Feride İnan' a soruyorum:


*Kendini tanıtır mısın?

Kastamonu doğumluyum fakat Bursa da yaşıyorum.  Muhasebeciyim.  Amatörce müzik ve fotoğrafçılık ile ilgileniyorum.  Doğa aşığıyım.

İçindeki çocuk Heidi gibiyse doğaya kayıtsız kalamazsın. Feride içindeki çocuğu Heidi ye benzetiyor. 


*Çok sayıda müzik aleti varken neden çello?

Çocukluk hayalimi gerçekleştiriyorum. Çello duyguları, hisleri aktarmanın büyülü bir yolu benim için.



*Pahalı bir müzik aleti mi?

 250 dolardan başlıyor. Ağacının cinsine, kalitesine göre fiyatı artıyor çellonun.

*Çello kursu bulmak kolay mı? Kurs ücreti ve kurs saatleri hakkında bilgi verir misin?

Sanırım Bursa da iki tane var.  Yetenek sınavına hazırlanan öğrenciler için açılmış M.E.B bağlı kurum. Boşluk varsa istediğiniz zaman kayıt olabiliyorsunuz. Ayda 4 saat. Kurs ücretleri de diğer enstrümanlara göre biraz fazla. 190 TL.
Özel hocalar eşliğinde birebir ders alınıyor.


*Kişinin kabiliyeti muhakkak önemli fakat ortalama ne kadar zamanda öğrenilebilir ?

Temel seviyede parçaları çalmak 4 ay sürebilir. Daha cok zaman ayrılabilir ve ekstra kurs alınırsa öğrenme  süreci  kısalır. Öğrenmesi zaman alıyor fakat çalması çok keyifli.

*Müzik ruhun gıdası derler. Çello çalarken  ne hissediyorsun?

Çelloyu amotörce çalmama rağmen onunla nefes alıyormuşum gibi hissediyorum, benim ruhuma iyi geliyor, sakinleştiriyor. Çalanı  dinlemek te  aynı şekilde dinlendiriyor . Özellikle Vivaldi dinlemek.




*Kursa giderken toplu taşıma araçlarını kullanıyorsun.  Çelloyu taşımak zor olmuyor mu? İnsanların tepkisi nasıl?

Toplu taşıma araçlarında taşıması çok zor. İnsanlarımız meraklı. " Ne çalıyorsun?"  "Keman çalsaydın ya, neden çello?"  gibi gibi konuşabiliyorlar. Sağolsunlar metro veya otobüste giderken yer verenler de oluyor.


*Attığımız her adım,  yaptığımız her seçim bize muhakkak birşeyler katıyor.  Bu kursun sana ne gibi katkısı oldu/oluyor ?

Derslerim halen devam ediyor fakat şimdiye kadar gözlemlediklerimi paylaşayım. Modern hayatın stresini azaltıyor.  Sadece çello çalmak değil disiplinli olmayı da öğreniyor kişi.
Güzel insanlar ile tanışma fırsatı  sunuyor. Ön yargısız güzel insanlardan  bahsediyorum. İnsanın hayatına çok farklı bir renk ve eğlence katıyor diyebilirim. Yani benim hayatımda böyle oldu.


Bakmak ile görmek arasındaki farkı öğrenmenin en kolay yolu ise fotoğrafçılık kursu olsa gerek. Çello kursundan önce  fotoğrafçılık kursuna da gitmiştin. Bu konu ile devam etmek istiyorum.

*Kaç ay kurs aldın ve kurs ücreti nasıldı?

Temel eğitimden sonra 2012 yılında  Belgesel fotoğrafçılık ve Atölye çalışmalarına katılmıştım. İki sene aktiftim. Maliyeti düşük, kurs ücreti makul.   Duyguları fotoğrafa aktarmanın yoluydu belgesel fotoğrafçılık. Keyifliydi.



*Etkinlikler düzenlendi mi?

Evet,  yurt içi geziler düzenlenirdi ve atölye çalışmaları için şehir dışından fotoğraf sanatıyla ilgili hocalar gelirdi.

*Etkinlikler içinde seni en çok etkileyen hangisi oldu?

Fotoğraf sanatıyla ilgili uzman hocaların anlattığı PULİTZER ödüllü fotoğrafların hikayelerinden etkilenmiştim. (İnsanlar cok açı çekmiş)

*Fotoğraf makinesi olarak bize hangi marka ve modeli tavsiye edersin?

Teknoloji çok hızlı ilerliyor. iyi bir fotoğraf makinesinin yaptığı işi iyi bir cep telefonuda yapıyor.
Marka, model yazmam yanıltıcı olabilir. En pahali fotoğraf makinaları en iyi fotoğrafı çekmez. Kişinin bakış açısı ve teknik bilgileri uygulamasıdır önemli olan.  Kişi bütçesine uygun bir marka ve model alsın derim. Ya da katıldığı kursta eğitmenlere danışabilir.

*İyi bir fotoğraf çekimi yapmanın püf noktalarını özetler misin?

Kaliteli fotoğraf çekerken;
Işık, sadelik, objeleri çerçeve içine yerleştirmek, mesafe ayarı, doğru açı doğru flaş kullanımı iyi yapılmalı.
Fotoğraf çok ışık aldığında bozulduğu gibi az ışık aldığında da bozulmaktadır. Fotoğraf çekerken güneşi karşınıza almayın.
Fotoğrafı 9 eşit kareye böldüğümüzde ortadaki karenin 4 köşesi fotoğrafçılıkta altın merkezler olarak bilinirler. Ön plana çıkarmak istediğimiz objeleri altın merkezlere denk getirmek ortaya güzel bir fotoğraf çıkarmamıza yardımcı olur. Bunlar aklıma gelen ilk bilgiler.
İyi bir fotoğraf çekimi yapmanın en güzel yolu iyi bir fotoğrafçılık kursuna gitmektir diye de cümlemi noktalıyorum.

Öğrendiğimiz bilgiler  hem bizi hem de çevremizi aydınlatır. Bilgini bizimle paylaştığın için teşekkür ederim arkadaşım.

Okuduğunuz için sizlere de ayrıca teşekkür ederim. Hayata katkımız olsun diyorum.

Sağlıkla kalın,
Sevda ALAN ELARABY.

27 Aralık 2017 Çarşamba

ALMANYA/ GÖKBEN İLE SÖYLEŞİ



Mudanya Lisesi, öğrencilik yıllarından çok sevdiğim bir arkadaşım ile devam ediyorum. İsmini duyduğumda aklıma gelen iki şey var. Müthiş enerjisi ve derse geç kaldığında / okula gelemediğinde
"Evi su bastı öğretmenim"  demesi. Birşey  daha ilave oldu. ALMANYA.


Almanya'ya 40 günlükken getirilmiş, uzun yıllar Almanya da yaşamış ve halen Almanya da ikamet eden  bir Türk kızı, Gökben KURTER.

...ve gelsin sorular 😉😊

* Almanya'yı gezmek için en ideal aylar hangisi? 
Aynı günde dört mevsim yaşadığımızı düşünüyorum da... Haziran olabilir




* Genelde caddeler belli saatten sonra tenha olur diye duydum doğru mu? 
Evet doğru. Belirli yerler saat 18:00 de kapanır.  Diğerleri en geç saat 20:00 de.  Saat 21:00 den sonra ise  işsiz güçsüz birkaç insan görebilirsin.

* Alman basınında yer alan bir habere göre  86 yasinda hasta bir adam dinlenmek için otobüs durağına oturunca otobüs beklemediği, yeri  zaptettigi için 35€ ceza kesilmiş. Ceza geri çekilmiş bu arada. ( Eminim evsizler, serseriler yatmasın diye ceza kesiliyordur da kötü olmuş.) 
Almanya çok mu kuralcı bir ülke?
Bahsettiğin olaydan hiç haberim olmadı. Şimdi araştırdım biraz ama bir bilgiye ulaşamadım.  Evet özünde çok kuralcı bir devlet.  Sistematik ve  disiplinli. Yaşayanların ve yaşamak isteyenlerin  ister istemez ayak uydurduğu kuralları olan bir ülke.

(Haberin linkine buradan ulaşabilirsiniz: 
http://www.rp-online.de/nrw/staedte/duesseldorf/duesseldorf-dementer-senior-soll-bussgeld-fuer-ruhen-an-haltestelle-zahlen-aid-1.7227557 )


* Taksi tarifesi ve araç kiralama maliyeti ile ilgili bilgi verir misin?
Taksi tarifesi ilk biniş 5 € dan başlıyor Aşağı yukarı 6 km. 15 €  civarında. Araç kiralama hakkında bilgim yoktu ama sayende öğrendim. Bir günlük Mini Cooper kirası 60 € civarı.

* Mağazalar, marketler saat kaçta açılır? Pazar günleri açık olur mu? 
Saat 5:00 te  belli başlı fırınlar açılır. Saat 7:00 de marketler, saat 9:00 da giyim  mağazaları. Pazar günleri genelde çoğu yer kapalı. Sadece Cafe, restaurantlar ve nargile kafeleri türünden yerler açık.

* Türk yemeği yiyebileceğimiz mekan  tavsiyen var mı? 
Türk yemeği yemek isteyenler her şehirde her yerde Türk restorantlarına denk gelir.  Şahsen Almanya daki döneri Türkiye de yapılan dönere değişmem. Tavsiye ederim.

* Bir kişi orta sınıf restaurantta karnını doyurmak istese (bahşişi içinde)  maliyeti az çok ne olur? 
Orta sınıf bir restoranta gittiğinde çorbası, yemeği, salatası, tatlısı, bahşişi dersek kişi başına ortalama 20€ gibi bir hesap çıkar.


"Hazır yemek konusu geçmişken Almanya' nın en meşhur lezzetlerinden birisini sizinle paylaşmak istiyorum" diyor Gökben.

"Nürnberger Lebkuchen.. Sadece noel zamanında satışa çıkar. Tatlı türünde baharatlı bir kek gibidir.  Gerçi Türkiye de metroda satıldığını duydum. Tadını şahsen seviyorum"  diye de ilave ediyor.


Bir tavsiye de Sevda dan gelsin. Almanya ya gitmişken çikolata yemeyi ve almayı unutmayın.  Bu çikolatalar harika dostum😉😄

*  Sakın şuraya gitmeyin tehlikeli diyeceğin bir yer var mı, varsa neresi? 
Hiç aklıma gelmiyor.  Ana  tren garlarında  evsiz, işsiz, sarhoş, aylak ve madde bağımlısı insanlar olduğunu duydum.

( Not: Burada ilave etmek istediğim bir haber olacak. Köln de bir yılbaşı gecesi ana tren garı etrafında Ortadoğu ve Kuzey Afrika kökenli  serseri gençler tarafından  kadınlar toplu tacize uğramış ve bu basına yansımıştı. Ana tren garlarında dikkatli olmakta fayda var.)

* Muhakkak görün, gezin diyeceğin yerler neresi?
Almanya' yı seviyorum, her yeri güzel aslında. Temiz.  Her yerden ayrı keyif alınabilir. Benim en sevdiğim gezmekten zevk aldığım yerler dere kenarları, lunaparklar,  termal havuzlar.


650 metre kare üzerine yayılmış ve 292 çeşit hayvanın barındığı, yaşadığı hayvanat bahçesi var. Her ülkeden insanın ziyaret ettiği çok güzel bir yer. Giriş fiyat tarifesi yetişkinler için 13.50€ çocuklar için 6.50€ dur. Özellikle yazın harika bir yer. Yemyeşil, tertemiz bir alan.


Burası tam şehrin göbeğinde bir meydan.  Her sene 1 Aralık tarihinde kurulur  ve noele yani,  24 Aralık tarihine kadar her ülkeden insanının ziyaretiyle dolup taşar. Işıl Işıl rengarenk olur ve en meşhur noel pazarı Nürnberg dedir.

Bu arada Kiliseleri de muhakkak görün derim.


* Gelen kişilere eğlenmek için önerebileceğin mekanlar var mı? 
Benim oturduğum şehirde yani Nürnberg de eğlenilecek yer olarak aslında çok mekan yok. Tabii eğlence anlayışı kişiden kişiye değişir... Aklıma gelen bir Türk diskomuz var ve istemediğin kadar nargile kafeleri var.  Hafta sonları canlı müzikle eğlendirmeye çalışıyorlar.

Ayrıca çeşit çeşit kaydıraklı büyük küçük herkesin eğlenebileceği güzelPalm-Beach diye büyük bir havuz var.


Senede iki kere (yaz ve  son baharda) kurulan meşhur büyük Luna park var. Akın akın insanlarla dolup taşar. Parkı gezmek yaklaşık iki saat alır. Çok eğlencelidir.


Sevda yine devreye girer. Gelirsen Ekim' e festivali Oktoberfest çok renkli görüntülerle göze hitap ediyor. O güne özel giyilen kıyafetler için bile görülmeye değer diye düşünüyorum. Ekim ilk günleri başlayıp onaltı gün süren bira festivaline denk gelirseniz aklınızda bulunsun.  🍻 Gidersiniz gitmezsiniz orası size kalmış.

* Müze ziyareti önerir misin? Müze giriş ücreti her ülke vatandaşı için aynı mı?  
Almanya da aklına gelebilecek herşeyin müzesi var aslında. Bira müzesinden tut çocuk oyuncakları müzesine kadar.
Saat muzesinden 
Ücret tarifesi müzeye göre değişiyor. (5€ dan 15€ ya kadar) Yabancı, kendi halkı  farketmiyor. Herkese aynı ücret tarifesi uygulanıyor.  Öğrenci, yaşlı, engelli yada grup indirimi de oluyor.

Görmüş olduğunuz büyük bina  Hitler zamanında kullanılan kongre salonu. Müze olarak hizmet veriyor.

* Almanya' nın en pahalı ve en  ekonomik şehri hangisi? 
En pahalı şehir olarak  München diyebilirim. Oturduğum şehirde kahve 1€ iken orda 3€ ☕ . Gerisini siz düşünün. Ekonomik olan şehir Nürnberg olabilir herhalde.  Kira, gıda, benzin fiyatları normal sınırlarda en azından.

* Arkadaşım çok teşekkür ederim. Son olarak söylemek istediğin birşey var mı? 
Huzurluysan, sevdiklerin yanındaysa bir ülkeyi bir şehri daha çok  seviyorsun. Almanya'yı , Nürnberg' i çok seviyorsam buna en büyük etken ailemin burada olması. Rica ederim. Asıl Almanya söyleşilerinde beni de misafir ettiğin için ben teşekkür ederim arkadaşım.

Çok güzel bilgiler edinip,  tavsiyeler aldıktan sonra Almanya ile ilgili yazılarımı Gökben ile noktalıyorum. Genel kültür hanesine yazdıklarımı hoop yükledim gitti. Birgün bir yerde lazım olacak elbet.

Sağlıkla, huzurla, sevdiklerinizle kalın.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY


26 Aralık 2017 Salı

ALMANYA / TÜRKLERE SORUYORUM - 3



Hülya VON POSWİK, Bursa' nın Mudanya ilçesinden evlilik nedeniyle ayrılıp Almanya da yaşamayı  seçen değerli bir kardeşim.   Eşi,  Alman vatandaşı.

Ve gelsin sorular.😉 

*  Merhaba Hülya.  Eşin ile nerede, nasıl tanıştınız?
2007 yılında okuduğum üniversitedeki Erasmus programı sayesinde Almanya'nın Braunschweig kentindeki kardeş üniversiteye gittim. Orada girdiğim ilk derste eşim  (Aleksandır)  ile tanıştım.

*Evlilik işlemi hangi ülkede gerçekleşti ve istenilen belgeleri hazırlamakta zorluk yaşadınız mı?
Evlilik işlemi ben hala Almanya'da çalışıyorken ve çalışma iznim varken gerçekleşti.
Belgeleri toplamakta pek zorluk yaşamadık diye hatırlıyorum. Yeni kanunlara göre evlenmek için başlangıç seviyesinde Almanca bilmek gerekiyordu ( A1)  ve benimki zaten birkaç seviye ilerideydi, bu belge sorun olmadı. Onun dışında İhtiyacım olan belgelerin Türkiye'den temin edilmesi ve Almanca'ya çevrilmiş olması gerekiyordu bunları da ailem halletti. Sonrasında da işlemler çok hızlı bir şekilde gerçekleşti. Zorluk yaşamadık. 

* Almanya da yaşayabilmen için ne gibi şartlar öne sürüldü? 
Oturum alabilmem için bir şart koşulmadı çünkü evliliğin beraberinde oturum verilmişti. Bence bu işlemlerin kolay olmasının tek sebebi bu esnada zaten Almanya'da olmamdı.

* Ülke ve kültüre uyum sürecin nasıldı?
Almanya'ya ilk geldiğimde kendimi yeniliklere açık hissediyor, merak ediyordum. Hayatın içine dahil olup Almanca yı  iyi seviyede konuşmaya başlayınca Alman kültürünü  çok daha iyi tanıdım, anladım ve sevdim.

* Fas, eş durumundan vatandaşlık vermiyormuş.  Almanya da durum nasıl?
Almanya'da evlilik sonrasında oturma izni verilir ve polis ile bir sorun yaşamadan geçen üç senenin sonunda istenildiği takdirde vatandaşlık verilir. 

* Yaşadığın yerde sosyal ve kültürel aktiviteler var mı? İnsanlar sosyalleşmek için neler yapıyor?
Almanya sosyal ve kültürel açıdan gerçekten çok zengin bir ülke. Aktiviteler, sergiler, konserler akla gelebilecek her şey mevcut fakat her kentte farklılık gösteriyor.

Örneğin ilk geldiğimde bulunduğum kent öğrenci doluydu ve dolayısıyla çok aktifti. Kent aynı zamanda boyut olarak küçüktü. Kışın güneye oranla daha ılımandı, güneye oranla daha az paraya daha çok şey yapılabiliyordu. Bir yerden bir yere bisikletle gidilebiliyor,  merkezde cafe ve restaurantlarda dışarıda oturabiliyor,  her türlü aktivite yakınlarda olduğundan kolaylıkla ulaşılabiliyordu. Fakat şu anda bulunduğum yerde durum farklı.  Kışın çok iyi giyinmeden dışarı çıkılmıyor, çıkıldığında da dışarıda yapılacak bir şeyler yok.


Hamilelik döneminde devlet tarafından hamile yogası,  hamilelik ve annelik bilgilendirme kursları,  doğumda ve sonrasında ebe hizmeti, anne bebek spor, anne bebek yogası vs. gibi pek çok hizmet veriliyor.  Bunun dışında anne ve bebekleri bir araya getiren emekleme grupları, anne çocuk aktivite grupları da mevcut.

* Almanya da yaşayan ve görüşebildiğin Türk arkadaşların var mı? 
Almanya'da Türk arkadaşlarım ya da tanıdıklarım olmuştu fakat hiçbiriyle görüşmüyorum. 

*Almanların arkadaşlık ilişkileri nasıl? Alman arkadaşların var mı?
Almanların arkadaşlarına güven duyması ve kendilerini açmaları Türklere kıyasla çok daha uzun sürüyor ama bir defa arkadaş olarak kabul ettikten sonra sürekli bir arkadaşlık oluşuyor.

 Fiziksel olarak da arkadaşlarına Türkler kadar dokunamıyorlar. (Sarılmak, yakınlık  ifadesi olarak koluna dokunmak ya da eline dokunmak,   sırtını sıvazlamak) Durum böyle olunca mesafeli ilişkiler ortaya çıkıyor. Yine de Almanların arkadaşlıklarını seviyorum.  Geneli ya da en azından benim tanıdıklarım sakin,  açık görüşlü ve dürüst.

Alman arkadaşlarım var.  Bir kısmıyla  arada bir  görüşüyorum diğerleri de iş arkadaşlarım. Annelik izninde olduğumdan beri  onlarla görüşemiyorum. 

*Arkadaş çevresi edinmek kolay mı? 
Kent merkezlerinde cafeler,  barlar, diskolar, aktiviteler, sosyalleşmek için cok seçenek var fakat genelde kalıcı arkadaşlıklar okul zamanlarından  ya da iş arkadaşlarından oluşuyor. 



Bulunduğum yer gayet küçük olduğundan  fırında,  markette,  otobüste,  parkta insanlar birbirine  kolayca selam verdikleri ve muhabbet edebildikleri için  bu şekilde de arkadaşlık kurulabilir.  Komşuluk olarak aynı şekilde güleryüzlüler. (Türkiye'deki gibi çabucak olmasa da ) belli bir yakınlıktan sonra kahve içmek için birbirlerine gidebiliyorlar.  

* Türk bakkalları/marketleri var diye duymuştum. Türk ürünlerini kolay bulabiliyor musun?
Kısmen evet. Bebeğimiz olmadan önce sıklıkla giderdim artık pek gidemiyorum. Burası marketten çok herşeyden biraz bulunduran  bir bakkala benziyor.   İsmi de zaten Türk marketi değil ' Balkan lezzetleri ' gibi bir şey. Pek çok şey mevcut ama maalesef bana göre Türkiyede satılanlar ile aynı lezzette deği. Türkiye'deki gibi taze peynir bulunmuyor ya da canın sucuk çekiyor ama hepsi hindi etinden ve tadı salam gibi. Türkiye'de doğup büyüdüğüm için oradaki tada  alışığım  ve bu  ürünler başka bir versiyonları gibi geliyor. Bu yüzden de Türkiye gittiğimizde bazı ürünleri oradan getiriyoruz.

*  Almanya da  kahvaltı, kahvaltının  olmazsa olmazı lezzetler desem ne söylersin ? 
Alman  kahvaltısına alışmam açıkçası biraz zaman aldı ve hala da kahvaltı ediyormuşum gibi hissetmedigim zamanlar oluyor. Bunun sebebi ekmek ve peynir tatlarının farklı olması .



Almanlar somon ekmeği  haricinde lezzetli ve  çeşitli küçük ekmekleri tüketiyorlar. Kahvaltıda croissant vs. bulunuyor ve hepsi çok lezzetli. Peynir olarak da genelde kaşar peyniri,  küflü peynir, tuzsuz krem peynir tüketiliyor. (400 çeşit peynir üretilen bir ülke Almanya) Büyük kaşar dilimleri,  dilimlenmiş Alman sucugu, jambon, domates ve salatalık ile birlikte ekmek üzerine konup yeniyor. Ekmek üstü ezmeler de çok çeşitli. Ayrıca Almanya'da büyük bir vegan ve vejeteryan ürün çeşitliliği mevcut. Bu kahvaltı ürünlerine de yansıyor. Peynir ya da sucuk tadında tofu ya da bugday glüteninden yapılmış ürünler çok popüler. 

Bizim kahvaltımız iki kültürü de barındırıyor. Türkiye'den getirdiğimiz   ev yapımı reçeller,  peynir ve tereyağımıza Alman ekmekçikleri, ezmeleri ve filtre kahvesi eşlik ediyor. 

*Peki, Alman yemeklerini nasıl buluyorsun? Alman mutfağı için neler diyeceksin? En klasik lezzetler neler? 

Lezzetli buluyorum fakat pek fazla çeşit olduğunu söyleyemem. (Türkiye ye kıyasla ve yine Alman ya' nın içinde değişiklik gösterdiğini düşünürsek ) Bulunduğum eyalet Bavyera da   çok fazla et tüketiliyor. Özellikle domuz eti. Fırınlar ve marketlerde ekmek arası domuz eti karışımı bulmak kolay. Çalışanlar ve öğrenciler için  çok çeşit sandviç   bulunuyor. Hamur işleri olarak börek ve simit benzeri şeylerdense tatlı yiyecekler çok daha fazla. Alman simidi yani 'Brezel' ve Alman pastası yani 'Krapfen'  fırın ve pastane klasiklerinden. Su gibi kahve ve bira tüketildiği gerçek ve her yerde içmek mümkün. 



Alman restaurantlarının klasik lezzetleri olarak erişteye benzeyen 'Kaesespaetzle', kızarmış domuz bifteği,  yanına sos ve patates ya da ekmek topunu söyleyebilirim.  Alman simitli, beyaz biralı, tatlı hardallı ve beyaz sosisli  Almanya kahvaltısı yine klasiklerden.  (Bu sosis dana etinden oluyor ve harika tadı var) Bol soğanlı, dana etli pişmesi zaman alan bir başka lezzet te ' Gulasch' .  Bunların haricinde de çeşitli lezzetler var ve porsiyonlar genelde büyük. Yanında mutlaka içecek ısmarlanır.  (Bazen yemekten de pahalıdır ) ve mutlaka bahşiş bırakılır.  


Yunan, İtalyan, Asya mutfağı da mevcut.  Lahmacun ve döner  ile  Türkler de bu sektöre hizmet ediyor, oysa yemek çeşidi bol olan bir ülkeyiz.  

*Almanya nın en sevdiğin ve sevmediğin yönü  ne?
Almanya'nın en sevdiğim yönleri insana her yönden değer veriliyor olması. ( Sağlık,  iletişim,  güvenlik,  eğitim, bakım vs.)  Doğaya saygı duymaları (çevre ve  yolların bakımı,  çöplerin ayrıştırılması vs.) Disiplinli ve temiz çalışmaları, her türlü hizmetin kurallı ve düzgün yapılması...  

Almanya'nın en sevmediğim yönleri ise Almanların bazen kurallara fazla takılıyor olmaları, spontan aktiviteler yapamamak.

Sorularımı itina ile cevapladığın için  çok teşekkür ederim canım.  Sağlıklı, huzurlu, mutlu bir ömür diliyorum eşin, oğlun ve sevdiklerinle. 





Yazıda kullandığım  Almanya görselleri  için çok yakın  arkadaşım,  aynı zamanda Hülya' nın da ablası  Derya ŞEN ARAT ' a  teşekkür ediyorum. Dünya küçük. Elbet bir gün bu söyleside geçen bazı cümleler işinize/işimize  yarar. Hayata katkımız olsun diyorum, sevgiyle kalın.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY

25 Aralık 2017 Pazartesi

ALMANYA / TÜRKLERE SORUYORUM -2


Almanya ya işçi alımı için ilk göç görsellerine bakınca çok duygulandım.  Ülkene,  sevdiklerine veda ediyorsun ve bir daha hiçbirseyin eskisi gibi olmayacağınıbiliyorsun.

Çocuk  yaşta ailesi ile Almanya ya taşınan ve uzun yıllar Almanya da yaşamış/yaşayan bir Türkle devam ediyorum. İsim paylaşmayı istemediği için abla diye hitap edeceğim.

*Merhaba  abla. Almanya da Türk olmanın ne gibi avantajlari ve dezavantajları var?

 Benim ilk aklıma gelen dezavantajları. Almanya ya gelen ilk nesilden bu zamana  bizleri  kötü temsil edenler yüzünden kırılması güç bir ön yargı var.  'Cahil, pis, ders notları kötü, dil bilmeyen, okuma yazması olmayan,  Alman devletine sırtını yaslamış çalışmadan geçinen ' bir Türk imajından söz ediyorum. 'BEN ÖYLE DEGİLİM', 'O TÜRKLERDEN DEGİLİM'   sürekli kendini ispatlamak zorundasın.  Özellikle eğitim seviyesi düşük, cahil Almanlara karşı. Eğitim seviyesi yüksek ve ufku geniş olan Almanlardan   hepimizi aynı kefeye koymayanlar da var. Bizim insanımızdan da devletin yardım ve desteğini kullanan çok.  İşsizlik parası alıyorum nasılsa ne çalışacağım? diyerek çalışmayanlar ilk aklıma gelenler. Çok çalışmak lazım.


Vakti zamanında Almanya ya işçi alımı yapıldığında koşulsuz şartsız insanları kabul etmişler. Ozaman gereken destek sağlanıp, insanlara kurallar, dil eğitimi verilmis olsaydı, ülkeye uyum sağlama sürecinde gereken destek verilseydi  bazı  sıkıntılar artarak günümüze kadar gelmiş olmazdı...

Almanya nın avantajları da çoktur.
Adalet sistemi iyi çalışır mesela. Hakkını ararsın ve insan kayırmazlar. Eğitim sistemi çok güzeldir.  Orta okuldan sonra Liseye gitmesen de  ortaokul diplomasını alıp  meslek öğrenebilirsin. Eskiden orta okul diploması ile öğrenilecek  meslekler daha fazlaydı şimdi lise diploması istiyorlar. Lise diplomasi ile meslek öğrenebilirsin. Bankaya gidebilirsin , teknik meslekler seçebilirsin.  Lise bittikten sonra hemen üniversite okumak istemiyorsan istediğin  zaman üniversite eğitimine devam edebilirsin. Hiçbir kaybın yoktur.Devlet ev, kıyafet yardımı dışında işsizlik parası verir. Almanya sosyal şartları iyi,  imkan sunan bir ülke.

*Madem eğitimden konu açıldı merak ettiğim bazı konuları hemen sorayım.  Liseden üniversite eğitimine devam etmek için sınav yapılıyor  mu?

Hayır. Almanya da Lise yi bitirmek için sınav var.
Yazın okul bitiyorsa sınav genelde   üçüncü dördüncü aylarda olur ve  her dersten sınava girersin.  Seçmeli derslerden aldığın not üzerinden hesaplamalar yapılır bu senin  lise bitirme notun olur.  Puanına göre de  üniversite bölümünü seçersin.

*Almanya da üniversite kayıt ücretleri nasıl? Talep edilen ücret her ülke vatandaşı için aynı mı?

Almanya da  okullar üniversiteler eyalete bağlı. Her eyalette değişik  kurallar var. Almanya nın güneyinde oğlum okuyor. Oradan örnekle gidersem ilk defa üniversite okuyacaksan, Alman vatandaşı veya Avrupa birliği vatandaşıysan 150€.  Avrupa vatandaşı veya Alman vatandaşı değilsen başka bir ülkeden geliyorsan 500€ ödüyorsun sömestr başına. (Altı aylık eğitim ücreti)
Bir üniversite bitirdin ve diplomanı aldın fakat tekrar üniversite okumak istiyorsun diyelim. Bu defa  sömestr başına 500 € ödüyorsun.

* Devlet maddi durumu olmayanlara üniversite eğitimi için destek oluyor mu?

Üniversiteye başlamadan önce dilekçe veriyorsun. Kabul edildiğinde  istenen evrakları ( Ailenin gelir kağıdı, evde kaç kişi yaşıyor, nafaka ödemesi gibi durumlar var mı? ) tamamlıyorsun.  Devlet yardım ediyor. En yüksek meblağ  sanırım ayda 700 €.  Daha sonra bu ücretin yarısını her ay düşük meblağlarla geri ödüyorsun.

*Yurtlarda daire, oda  kirası  ne kadar?

 Küçük oda, mutfak ve banyosu olan  kendine ait  bir dairenin kirası 280 €.   Mutfak, banyo ve  tuvaletin müşterek kullanıldığı kendine ait bir odanın  kirası da  210 € -220€ civarında.

*Almanya da üniversite bitirmek zor mu?

Bölümüne göre değişiyor. İlkokul öğretmenliği, sosyal pedogoji gibi bölümleri bitirmek daha kolay fakat hukuk, tıp, kimya  gibi hatırı sayılı bölümleri bitirmek biraz  zor.

*Üniversite bitiren kişi iş bulmakta sıkıntı yaşıyor mu? 

İş bulmakta sıkıntı yok fakat üniversite bitirmek yeterli değil. Kendini geliştirmek zorundasın. Başka bir ülkede veya Almanya da  staj yapmalısın.

*Almanya ile ilgi çocukluğuna dair güzel unutamadığın bir anın var mı?

(Düşünüyor... ) Almanya ile ilgili güzel anılarım yok. Yaz gelsin Türkiye ye gideyim ailemle zaman geçireyim diye dört  gözle beklerdim. Almanya soğuk olurdu genelde, insanları da.  Yani Almanların şöyle ilginç tarafları var. Hastaneye git o hemşireler sana o kadar güzel bakarlar ki. Tatlı dilli,  iyi niyetli yardımsever. Erirsin, gidersin. Ama işten çıkıp evine gitsin insan arası  ilişkileri sıfır.

Bütün Almanlar aynıdır demiyorum. Mesela bir  Alman arkadaşımla oniki yaşımda tanıştım ve halen  arkadaşlığımız devam eder. Onun dışında üniversiteden de var Alman arkadaşlarım.

Sırf ben değil Almanlar da rahatsızlık duyuyor kuralcı bir toplum olmaktan ve soğuk bir ülkede yaşamaktan. Bir Alman arkadaşım her tatilde Almanya dan başka ülkelere  kaçar. Eşi emekli olduğunda sıcak bir ülkede yaşamanın  hayalini kuruyor.

*Türkiye de senin için şartlar çok iyi olsaydı  nerede yaşamak isterdin? Almanya?  Türkiye? 

Tabii ki Türkiye olur. Havası güzel, insanları sıcak fakat bir ayağımız hep Almanya da olur çünkü ailemiz, arkadaşlarımız burada.

*Ve sondan bir önceki  soru.  Almanya da kadın olmak, kadın hakları ile ilgili  ne söylemek istersin? 

Bizim ülkemizde yaşanan taciz, tecavüz gibi sorunlar maalesef burada da yaşanıyor fakat ülkemiz ile kıyaslarsam burada kadın olmak daha iyi.   İnsan haklarının, adaletin olduğu bir ülke diye de özetleyebilirim.

Bu arada iş hayatında erkeğe  ödenen maaş, kadına ödenen maaştan  daha yüksek olabiliyor.

* Peki Almanya ya yerleşecek, yaşayacak Türklere ne tavsiye edersin? 

Almanca yı öğrensinler.  Trafik,  gündelik hayat, komşuluk iliskilerinden tut, merdiven yıkamaya kadar kuralları olan bir millet.  Çöp ayrımı, evinde içinde  yaptığın  gürültü, temizlik... var da var. Yere çöp atamazsın. Diyelim ki attın. "Burası senin ülken değil! Git ülkende yaşa" diye söylerler. Yine diyelim ki daire aldın. Çevre planlaması çok önemlidir Almanlar için. Göze batmamak için bahçeyi ya sen düzenlersin ya da bahçıvan tutarsın. Tüm  kuralları öğrenip uymalarını tavsiye ederim.   Şu an aklıma gelenler bunlar.

Çok teşekkür ederim abla. Herşey gönlünce olsun.

Almanya/ Türklere Soruyorum son bölüm için takipte kalın. Bu defa  iki  arkadaşıma konuk olacağım. Son kez soracağım Almanya yı.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY

24 Aralık 2017 Pazar

ALMANYA / TÜRKLERE SORUYORUM -1


"Başka bir ülkede yaşamak isterdim" "Başka ülkede yaşamak nasıl olurdu?"  diyenlere fikir  olsun.  Sorularımla Almanya ya konuk oldum.

Ebru AKDUMAN  evlilik nedeniyle Türkiye'den ayrılan bir arkadaşım.  Beş yıldır Almanya da yaşıyor.  'Almanya da yaşamak nasıl?' gözlemlerini bizimle paylaşmasını istedim. Sağolsun severek kabul etti. O zaman gelsin sorular.😉

*Ebru' cum eşinle nerede tanıştın ve ne kadar zamanda evlenmeye karar verdiniz?

" Merhaba canım. Kuzenim, eşimin iş arkadaşıydı. Bizi  kuzenim tanıştırdı. İki ay  messenger,  telefon ile iletişim kurduk. Türkiye ye geldikten üç hafta sonra da nikah işlemi gerçekleşti.

* Peki  evlilik işlemleriniz hangi ülkede gerçekleşti? Almanya da yaşamak için Aile birleşim  vizesini ne kadar zamanda verdiler?

"Türkiye'de evlendik. Aile birleşim vizesi için Almanca  kursuna gidip sertifika almam istendi.  Bursa da araştırdım senede iki defa sınav yapılıyormuş.  Eşimin yönlendirmesi ile  İzmir e gittim. İzmirde her iki ayda bir  sınav yapılıyormuş. 2011 Yılının Aralık ayında üç ay A 1 seviyesinde kurs gördüm , sınava girip sertifikamı aldım. Sertifika ve  diğer evrakları İstanbul Alman Konsolosluğuna teslim ettiğimde sözlü sınav oldum.  Eşim de kendisinden istenen evrakları hazırlayıp teslim edince altı ay içinde Almanya vize verdi."


* Almanca öğrenilmesi zor bir dil mi? Sen nasıl öğrendin? Almanca öğrenmek isteyenlere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersin?

"Almanca öğrenmek  zor değil. Üç ay kursa gittim ve birinci seviyede öğrenip A 1 sertifikası aldım. Süresiz oturum için A 1 yeterli olmayınca Almanya da  B 1 seviyesi için tekrar  kurs aldım. Almanca  en iyi Almanların içinde yaşayarak, sosyal hayatın ve iş hayatının içine dahil olarak  öğrenilir.  Öğrenmek isteyenlere  ilk etapta dil  kursuna gitmelerini tavsiye ederim.

*Komşuluk ilişkileri nasıl? Farklı ülke vatandaşları ile komşuluk etmekte çekimserler mi? Komşuluk ettiğin birileri var mı?

"Karşı komşum Rus.  İlk zamanlar  bize karşı çok soğuk davranıyorlardı. Çocuklarına doğum günü yapıp Derin i çağırmadı mesela. O gün kızım çok üzülmüştü. Daha sonra bizi  tanıdıkça  ve gözlemledikçe tavırları değişti.  Birbirimize kek, börek getirir götürür olduk. Bazen komşu çocukları bize kalmaya geliyor bazen de kızım onlara yatılı misafirliğe gidiyor.  Yakınımızda Türk aile yok. Dolayısıyla Türk komşum da yok fakat  görüştüğüm  çok sıcak kanlı Türk  aileler var. "

*Ebru'cum kızın, Derin okula alışma sürecinde zorlandı mı? Arkadaşlık ilişkileri nasıl?

Derin
"Kızım bu ülkeye geldiğinde üç buçuk yaşındaydı. Hemen anaokuluna kayıt yaptırdık.  Okulda Türk arkadaş edinmesiyle  alışma süreci hızlandı.  Almanca yı çok rahat öğrendi.  Öğretmenleri kolay  uyum sağladığını, dil konusunda ve arkadaşlık ilişkilerinde  iyi olduğunu söylüyor."

*Hayat şartları ve imkanlar nasıl? (Elektrik faturası, kira, benzin, market alışverişi...)

"Hayat şartları ne kolay ne zor. Biz köyde oturuyoruz.  Ödediğimiz kira 700 €. Bu ücretin içine su faturası,  yakacak, kalorifer,  garaj dahil. Elektrik faturasını ise  biz ödüyoruz. Benzin 1,30 €, et 8€, kıyma 5 €. Bu arada Türk bakkalları Alman marketlerinden daha pahalı. "


*Çalışıyor musun? Farklı ülke vatandaşları iş başvurusu yaptığında isveren önceliği kendi vatandaşına mı veriyor? Bu konuda bir bilgin var mı?

- Bir otelde part-time çalışıyorum. İşçiye ihtiyaç durumunda hangi ülke vatandaşı olduğunun önemi yok.  Eşim yirmiyedi yıldır  iş hayatının içinde böyle bir ayrımcılık yok. Bu belki de bizim şansımızadır.



 * Almanya da yaşamaktan memnun musun? Yoksa Türkiye yi arıyor musun?

-Burada herkes birbirine saygılı. Kurallar var  ve herkes kurallara uyuyor. Randevu sistemi var ve aksamadan çalışıyor. Saatinde bankada, doktorda olursan beklemeden işini hallediyorsun.    Eğitim sistemi açısından da memnunum. Kızım okulda  iki dilde Almanca ve İngilizce  eğitim alıyor.  Yedinci sınıfta Fransızca da ilave olacak öğreneceği dillere.  Ayrıca temiz ve düzenli bir ülke.  Burada yaşamaktan memnunum. Annem, kardeşim, akrabalarım ve arkadaşlarım Türkiye’de olduğu için özlüyorum.



*Almanya da yaşama hayali olanlara ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersin?

"Gurbete dayanabileceklerse,  bu ülkeye uyum sağlayabileceklerse gelsinler derim. İzmir de kursta tanıdığım yakın bir arkadaşım benimle aynı zamanda Almanya ya geldi o hiç alışamadı.  "Havasına insanlarına alışamadım, İzmirden sonra burası çekilmez" der her altı ayda bir Türkiye ye gider ve uzun süre kalır.

*Son olarak senin söylemek istediğin birşey var mı?

" İnsan huzurlu ve mutlu olduğu insanlarla birlikte olunca nerede yaşadığının önemi yok. Sıcak, huzurlu ve mutlu yuvam ile, eşim ve kızım ile güzel  Almanya."

 'Alışverişin en güzeli nedir?' deseler  mütevazı ve  içtenlikle  tecrübe paylaşımı ve  bilgi paylaşımı derdim.   Ebru'cum çok teşekkür ediyorum arkadaşım. Sıcak ve huzurlu yuvanızda mutluluğunuz daim olsun.💞

Bir sonraki yazım çok  uzun yıllar Almanya da yasayan bir ablamla soru - cevap olarak devam ediyor.  Sorularım  bazen dakikalik suskunluk beraberinde  dobra cevaplar zaman zaman kahkaha zaman zaman da  yılların gözlemleri yaşanmışlıkları ile  of cekmeye çıkıyor. Çok yakında yayında.

Almanya ile ilgili  sormak öğrenmek istediğiniz birsey varsa yorum bırakabilirsiniz.

Sevgiyle kalın.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY

22 Aralık 2017 Cuma

RUHU GÜZEL İNSANLARIN SİHİRLİ ELLERİ VARDIR. ❤👑


GÖRSEL MONICA CARRETERO' NUN ESERİDİR. 
Yeni günün ilk dakikalarında başladım yazmaya. Gecenin enerjisine kayıtsız kalamadım ve geceye yazıldım. Masamda eşimin aldığı muhteşem çiçek aranjmanı, kahvem, hediye gelen bir mum, Marakeş' ten aldığım diğer mum ve el işi güzel kap. Kahvem, kulağımda kulaklık ve Adele 'Hello' diyerek ruhumda dolaşıyor. Bir insan işini yaparken işin içine tüm hücrelerini kattığında nasıl da fark yaratıyor. İşte Adele buna örnek bir sanatçı. 




Zaman zaman youtube kanalında gezinir, video izlerim. Bir gün Sergül' ün alışveriş videosunu izledim ki normalde o tarz videolar izlemekten keyif almam. Sergül diyorum da kız ile tanışmışlığım bile yok. Ayrıca belki tanımıyor olabilirsiniz. Sergül Kato Japonya' da yaşayan, çok sevimli bir Japon  beyefendi ile evli animasyon karakteri gibi güzel bir Türk kızı. Ola ki tanıdıklarından okuyan olursa veya kendisi yazıma denk gelip, okursa Fas' tan selamlar. Çok tatlı bir ses tonu var. İnce ruhunu da ayrıca seviyorum. 

Sergül' e bir t-shirt hediye gelmiş, üstünde 'nihi' yazıyordu. Nihal Harmanlı. Bazen bir kişinin ürettiği sizin ruhunuza işler. Sihirli bir etkisi vardır hani.  Instagram hesabımı yeni açmıştım. Nihi' yi takibe aldım ve tüm ürünlerini inceledim. Aslında uzun zamandır varmış fakat ben yeni denk gelmişim. "İçinizdeki çocuk ruhunuzu koruyun" derler. Sevgili Nihal Harmanlı bunu başarmış güzel insanlardan biri. Üreten ve her hücresiyle işin içine dahil olmuş. Sırf mutlu olmak için bile sayfasını takip edebilirsiniz. Negatif tek bir şeye denk gelemezsiniz. 
Buyurun inceleyin nihi' nin ınstagram hesabını : https://www.instagram.com/harmanli/?hl=tr

İKİMİZ DE ÇİKOLATA SEVİYORUZ. 

Çikolata hayatımın merkezinde yaşar. O denli çok severim. Nihi "She, the chocolate lover" çizimini paylaşır paylaşmaz ablama ulaştım. Benim için sipariş vermesini rica ettim. Bir kupa satın aldım ama bir kupadan çok daha fazlası benim için. Haziran belki Temmuz ayında Türkiye' ye gideceğiz. O zamana kadar ablamın evinde misafir olacak çikolata seven nihi kızı

Baktım ülkeme gitmek için çok zaman var nihi' nin  çikolata seven kızını yazıcıdan çıktı aldım ve mutfağıma astım. Mutfağa girmek için bir sebebim daha oldu. Abartıyor muyum? Hayır. (Bu arada kadınlar günü, anneler günü ve doğum günüm şerefine bir de Gazete Şapkalı Çocuk t-shirt ü satın aldım)

Gazete Şapkalı Çocuk  ❤👍

Evlat gibi sevilesi 😍
FAS' TA DA YOK YOK YANİ. ALMAN ÇİKOLATASI BULDUM ŞİMDİ DE.
Nihal Harmanlı' yı şahsen tanımıyorum fakat çok başarılı buluyorum. Reklama ve bu blog yazısına hiç ihtiyacı yok. Ayrıca kendisi ile şahsen tanışmışlığım da yok. Sadece yazmak geldi içimden. Belki tanımayanlar vardır. Tanıştırmak istedim.Tanıyın istedim.

nihi kızı Bursa' da beni bekliyor. 
 Anneler günü, doğum günü, babalar günü tüm özel günler için her bütçeye uygun güzel ürünleri var. Defterlere bayıldım mesela. Kupalar da harika. SOYADIM (ELARABY) çok zengin fakat orta bütçeli biriyim. Gönlümün zenginlikte sınırı yok o ayrı konu tabii ki.  Bir gün Evren soyadımın hakkını verir ve beni şu zengin Araplardan yaparsa (Bu arada Türk' üm. Eşim Fas' lı :)  nihi' nin tasarladığı her ürünü alacağım. İnsanın ömrüne ömür katar. Ellerine ve emeğine sağlık nihi. Senin ince ruhunu ve içinde sürekli üreten o güzel çocuğu seviyorum. 

Monica Carretero' dan bir güzel görsel daha

Yine tasarımlarına ayıla bayıla baktığım fakat kredi kartı kullanmadığım için alışveriş yapamadığım bir İspanyol Tasarımcı var. Mónica CarreteroO, bir efsane. Nihi' den çok önce tanıyorum kendisini. Şahsen değil tabii, sadece facebook sayfasından yaptığı paylaşımlardan. Çizimleri o kadar detaylı ve hayat dolu ki... Dünya' da ne kadar güzel insanlar var diye düşündürüyor. Ülkelerin başlarına böyle güzel insanlar geçse insanlık mutlu, huzurlu yaşar. Buna yüzde yüz eminim. Instagram hesabından paylaşımları fazla değil fakat facebook sayfasını takip edebilir veya inceleyebilirsiniz. Tavsiye ediyorum, muhakkak bakın.


Kendisi ile bir gün tanışacağımı biliyorum. Hissettiğim çoğu şey (%90) gerçek olur. O zaman ondan da hatıra ürünler alacağım evime. İspanya ki feribotla 35 dakika uzağımda... Hamilelik, doğum, harcamalar ve tatil seçeneği şansım olduğunda hep Türkiye' den yana kullanmam ile hiç İspanya' ya geçemedik. İnanıyorum ki o da bir gün gerçekleşecek. Vakti zamanı gelince. 2014 Yılının Ramazan ayında İspanyolca kursuna gitmiştim fakat pek öğrenemedim. Hızlandırılmış turda eğitim verilmişti maalesef. Biraz İspanyolca çalışsam fena olmaz hani. M. Carretero ile  karşılaştığımda Türkçe konuşacak halim yok ya. Çat pat ta olsa İspanyolca konuşmak isterim doğrusu.


BUNU DA BEN YAPTIM. Arkadaşıma hatıra...
Biraz da kendime geleyim. Aileden miras el sanatı yeteneklerine sahip biriyim. Fas' tan aldığım kumaşları bir projede değerlendirip, valizime atıp instagram hesabımdan ( sayılı miktarda )satışa sunmayı düşünüyorum. Bir de üretilmiş bir ürünü ARGAN YAĞI ve ARGAN ŞAMPUANI bunları da Fas' tan Türkiye' ye sayılı miktarda getirip, instagram hesabımdan normal bir fiyata satışa sunmayı düşünüyorum. Tabii ki bunlar tamamen iyi bir niyet. 
Umarım kısmet olur. Bununla ilgili ınstagram hesabımdan paylaşım yapacağım.Takip için :  https://www.instagram.com/birsevda_fasli/?hl=tr

Nihal Harmanlı' nın ürün satış sitesinin linkini de paylaşmak istiyorum. Ola ki incelemek isterseniz işte burada: http://nihi.sopsy.com/

YOL & JOY

Ruhunu, iyi niyetini, masumiyetini yaptığı işe katarak üreten herkese selam olsun. İyi ki varsınız. Dünyanın iyilikten, güzellikten yana denge taşısınız. 

Kıymetli, güzel zamanından ayırıp bu yazıyı okuyan herkese çok teşekkür ediyorum.Sizler de iyi ki varsınız. Uyumayı değil yazmayı seçtim. Ben de iyi ki varım. Yazım ve imla hatalarım olduysa affola. Kupa kılıfının da verdiği mesaj gibi "Her yol ENJOY". Hayattan keyif almanız dileğiyle, sağlıkla kalın. 


Okuduğunuz için (tekrar) teşekkür ederim
Sevda ELARABY