31 Mart 2018 Cumartesi

UÇUŞ MODU : BEN ASLINDA YOĞUM



Artık sessiz harflerle susuyorum diyordu ünsüz bir şair.  Sessizliğin ilham verdiğini ve iyi geldiğini hepiniz deneyimlemissinizdir.

Telefon için uçuş modu varsa insan için de BEN ASLINDA YOĞUM durumu vardır. Bir başka deyişle suspus olma modu.

Telefonu neden uçuş moduna aldığınızı düşünün.  Önemli bir toplantı,  yolculuk, uyku, ulaşılmaz olmak... İşte suspus olmanın da kendince sebepleri vardır.  Trip atmak, kendini bir b.k sanıp susmaktan bahsetmiyorum. Ciddi bir susma halinden bahsediyorum.

Ruhu,  bedeni , yüreği yorulmuş insanlar vardır.  İşte o insanlar icin bu durumda bir dönem  açılır.

 Uzun süre  ardı arkasi kesilmemis hastalıklar, fazlasıyla sorumluluklar,  konuşma zorunluluğu olduğu  insanlar, kişisel gelişimin insan hayatındaki öneminin farkındalığını bilmek ve hayatını insan gibi yaşamaya çalışmada dengeyi korumak için gösterilen hassasiyet, geçmişten gelen blokajlar, gündelik hayat, kişiye biçilmiş  roller derken bazen konuşmak, dinlemek, cevap vermek anlamini yitirir.

İşte burada iç sesin yönlendirmesi ile susmak devreye girer.  Der ki : Sus!  Sessizliği dinle! Düşünme!  Konuşma! Uzaklaş! İstirahat et!  Zorunda kalmadıkça iletişime dahil olma!..  Kişinin  iyiliği  için uyarıdır.   Siz konuşmuyorsunuz diye dünyada dönmekten vazgeçmez zaten.   😂

İletişime geçici süre kapanmak, susmak bir tedavidir.  Kişinin kendini şifalandırmasıdır. Aksini düşünen halt etmiş.

İnsan susmaya başlar başlamaz sessiz kalmanın da muhteşem bir iletişim kanalı olduğunu farkeder. O kadar kelimenin bir araya gelip cümle kurduğu fakat yine de   anlatamadığı bir çok hal ve durumu işaret diliyle, beden diliyle aktarmayı öğrenir insan. Bir bakışın  çok fazla anlaşılır olduğunu idrak eder. Nefesini tüketmeden, anlaşılır olmak için kendini yormadan bir iletişim ağı bulduğunda ise hiçbirsey eskisi gibi olmaz.

küçük harflerle konuşulan  sessiz harflerle yaşanılan tam pansiyon konaklama kafa tatiline çıkıyorum.  Sessizlik ve içsel  yolculuktan dönünce anlatacaklarım var çünkü ufukta ışıldayan  gündemlerim  var.


Görüşürüz. 

Okuduğunuz için teşekkür ederim
Sevda ALAN ELARABY


18 Mart 2018 Pazar

SEN GÜÇLÜSÜN ETİKETİ


Üç  bölümlük bir yazının sonuncusu ile geldim.  Diğer iki yazıya linkten ulaşabilirsiniz.
http://sevdaelaraby.blogspot.com/2018/03/doktorun-zarfini-gizlice-actim.html
http://sevdaelaraby.blogspot.com/2018/03/ben-sedyede-metin-hara-nin-silueti.html

Bayılmamak için sığındığım emlak bürosundan zorunlu çıktığımızda eşimi araba içinde bizi bekliyor görmek şifa gibi geldi . Olanı biteni anlatmaya zaman olmadığı için  eşim olan bitenden bi haberdi. Bilse ne değişirdi? Olmuş ve bitmişti.

Dikiş atıldıysa ortada  pansuman  durumu vardır. Sekiz gün boyunca  pansuman yapmış bu korkuyu da rafa kaldırmıştım. Bu arada tahlil bir hafta sonra neticelenecekti. Tüm bu olaylar yaşanırken eşim iş prosedürü gereği hop Fransa ' ya uçtu.
...
Tek seçenekli bir oyun bu.
Güle  oynaya,
Seke seke de olsa
Yapacaksın canım  yapacaksın.

Şair bu dörtlük te   insanlara güçlüsün etiketi yapıştırmaya  gerek yok, iş başa  düşünce zorunlu güçlü olma hali doğar demeye getiriyor. 

Bu durumda tahlil sonucunu almaya kızımla gitmeliydim,     dikişleri aldırmaya  gideceğim gün kızıma bakması için  Fas lı kızı çağıracaktım. Öyle de oldu.

Dikisleri aldırmak için sedyeye uzandığımda doktor ve asistani korktuğumu anlamıştı.  Eğlenceli insanlardı.  Asistan kiz eline devasa bir makas almış doktorla birlikte dikişe dalacagini ima ediyordu.   Kahkahalar , acıyor  diye bağirmalarım  ile oldu bitti maşallah a getirdiler durumu.

 İLK YAZIDA doktordan önce zarfı açtığım,   zarfın içinde gözüme çarpan kelimeyi tercüme edip ,   kelimenin 'habis tümör ' olduğunu belirtmiştim. Cümlenin  tamamını tercüme ettiğimde  'habis tümör YOKTUR ' diyordu. ( Şükürler olsun)



O yazıda paylaştığım  tek kelimenin tercümesi ile endişelenen arkadaşlarım olmuş gün içinde iyi  oldugumu hemen paylaşmıştım.    Bana ulaşamayan bir arkadaşım ise paniklemis ve cevap alamayınca  Rabat Konsolosluğuna mail attığını söylemişti.  Eşin Fransa da, eşinin ailesi Kazablanka da , görüştüğün tek Türk  arkadaşın Almanya da  ve ben yanında değilim.  Birilerinin destek olmasını istedim diye açıklama yapmıştı. Konsolosluk ta ilgili davranıp arkadaşın mailine cevap yazmış. 😨 tabi  ki yanlış anlaşılma olduğu mail ile belirtildi  ve konu kapandı. Arkadasimin bu çılgınca çözümü beni hem duygulandırdı hem de güldürdü. Sağolsun, sağolun. 



Hayat  hikayemizde geçen cümlelerin  sevgi ile yıkanması,  gönüllere  değmesi  dileğiyle,

İçinizdeki   şifacıya  sarılın,
sağlıkla  kalın.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY

17 Mart 2018 Cumartesi

BEN SEDYEDE, METİN HARA' NIN SİLÜETİ TAVANDA 😨


Üç bölümden oluşan yasanmisligin ikinci bölümüne hoşgeldin.  Konuya Fransız kalmayım diyorsan ilk yazıya bir göz at derim. Linki aşağıda😉

Sonu LOG ile biten bölüm doktoru muayene edip  çözüm için dermatoLOG  a gitmelisin demişti.  Endişelenmeyin  tedavisi  var cümlesi bekliyordum oysa...  ilaç yazmayı da ihmal etmedi. İlaç sektörü kimin elindeydi yahu?



 Aynı gün dermatolog ta randevu alıp muayene oldum. Doktor, "Takip et, büyüme olursa altı ay içinde alırız " dese de kabul etmedim. Erken teşhis kafamı rahatlatır demem ile parça alıp iyi huylu mu kötü huylu mu onu tahlile göndermek için mini operasyon gününe karar kıldık.

Hazır dermatologtayim benlerimi  de göstermeden çıkmam dedim.  Dermatolog  iki et beni ile koltuk altında çıkan et benine  benzer şeyi almaya karar verdi. Et benleri ile ilgili işlemi  ileri tarihe attık.  Bu arada koltuk altında  çıkan bene benzer şeyin üstüne sirkeli pamuk koydum. İlk  gün  hafiften üstü kuruyunca  üç  gün  bu işlemi yaptım,  kurudu ve düştü.

8 Mart Dünya kadınlar gününe bir gün kala...

 Sedye üstünde mini operasyon icin bekliyorum.  Tavanda ,  Metin Hara' nın silüeti belirdi.  Sufi nefesi çalış diyordu. 



Bilmeyenler için sufi nefes tekniğinden bahsedeyim. Tıbbi olarak burun nefes alma organımız, ağız da yemek yeme organımızdır. Sufi nefesi burundan nefes alma ve burundan nefes verme ile gerçekleşir.

Dik oturup ya da uzanıp gözlerimizi kapıyoruz. Nefesi dirençsiz bir refleksle dingin bir halde ( dört birimde ) burundan alıyor, ( sekiz birimde) nefesi  burundan  vererek ortalama 10 dakika uygulamak ile mutluluk hormonları salgılanıyor. Nefesin amacı zihnimizi yavaşlatmak. Beta beyin dalgasında Alfa beyin dalgasına inmek. ( Dört veya sekiz birime takılmamak gerekir. Nefesi alırken daha kısa sürede verirken daha uzun sürede diye düşünün )

Nedir beta ve alfa beyin dalgası? 

"Beta beyin dalgası, insanların stres faktörlerinin yüksek olduğu beyin dalgasıdır. Stresle birlikte belirli hormonlar yükselir ve panik hâli ortaya çıkar.

Alfa beyin dalgası daha dingindir daha keyiflidir daha mutludur . Mesela çocukların daha mutlu olmalarının en büyük nedeni anda yani alfada yaşıyor olmaları " diyor sevgili Metin Hara.  Hatta ve hatta kafeinsiz bir hayatı seçerek, sufi nefesi tekniğini  her gün 10 dakika yaparsak vücut kimyamızın üç haftada değişeceğini de ilave ediyor. 

Sufi nefesi çalıştım sedyede beklerken.  Biraz gevşedim.  Enjeksiyon , jilet misali bir aletle parça kesimi, ilaçlı su dolu kaba kesilen parçanın  konmasi dikiş  icin hazirlik derken aklıma  bir soru düştü. Doktora "Bu tarz bir operasyon yaptınız mı daha önce ?" diye sordum. .
Hayır, bu benim için bir ilk dedi. 😅 iyi ki bu soruyu işlem bittikten sonra sormuşum  diye düşündüm.



Acıyı  hissetmiyordum ama beynim "yemezler güzelim,  bayılacaksın"  sinyali veriyordu. Tansiyonum düştü  galiba dedim. Asistan kiz önceden kaşıklanmış   yarım  pudingi tutuşturdu elime. Kız sandı ki bir kaşık alıp bırakırım ama ben hepsini yedim.😄  Bu arada bekleme salonunda bütün işlem boyunca için için " Annea,  annecim, korkuyorum " diye bağıra bağıra ağlıyordu kızım.  Acil bir durum olursa diye bekleme salonundan ayrılmayan  eşim ne yaptıysa  susturamadi  kızı.   Çocuğunuzu emanet edeceğiniz insanlarınız   varsa inanın çok  zengin olduğunuzu bilmenizi isterim.

Neyse  tekamülde kanat çıkarma işlemi bitti bekleme salonuna geçtim ki beynim alarm verdi.  Bayilmaya 15 saniye 14 saniye 13 saniye... sedyeye koşmam ile  eşim kızımı başıma bırakıp,  ilaçları almaya gitti.  Sümükleri baloncuk olmus yavrumu başımda ağlarken görünce  sakinleştirmek için ' Şu hendekte bir tavşan uyuyordu ' şarkısını söylemeye başladım.  Durumu kurtaran şarkılarda  üstüme  yoktur.😂


Halen iyi hissetmiyordum ama muayenehane kapanış saati gelmiş, bize yollar görünmüştü . Hazırlanıp kapıya inmemiz ile  eşim 5 dakika uzaklıktaki  otoparktan  arabayı almaya gitti. Beklerken başım dönmeye başladı. Ben burada bayılirsam kızımla kim ilgilenir, ona birşey olur mu  diye  düşündüm.  Duvara tutundum  beklemeye çalıştım  ama nafile.  10- 9 - 8 ... ufukta güvenilir bir emlak bürosu görmem ile kızımı kolundan tutup  koşturdum. Concon büroya vardığımda  bayılacak  derecede kötü olduğumu söylediğim güvenlik görevlisi afalladı .  'Müşteri olarak geldiğimiz günleri de görürsün inşallah'  diye  laf anlatacak halim yoktu.  Bayılmamak için  Kendimi  ikili koltuğa prensesler gibi  attım. Ayaklarımı prensesler gibi  havaya diktim ki beyne kan gitsin.  O sırada kızıma korkma desem de "A"  tonundan giriş yapıp   büyük puntolarla ağlamaya  başladı.  Güvenlik görevlisi  yanımıza  gelip,  "patron problem istemiyor " diyerek mahcup bir şekilde bizi kapıya  uğurladı.



 İyilik yağmurunda ıslanmamak icin şemsiye açan insafsız  emlakçı!  Bu benim sınavım olabilir ama  sınav arkadaşı  olduğumuz  gerçeğini değiştirmez. Gökten kağıt  para yağarken senin kafana demir paralar düşerse beni hatırla. Hani şu girişte ikili koltuğa prensesler gibi yayılan beni 😅



Devam edecek... pazartesi günü görüşmek dileğiyle,

Okuduğunuziçin teşekkür ederim
Sevda ALAN ELARABY


15 Mart 2018 Perşembe

DOKTORUN ZARFINI GİZLİCE AÇTIM


Elimde hayatımı derinden etkileyecek bir tahlil sonucu var ama zarf  o biçim  kapalı.  Doktorun açması gereken kapalı zarfın icinde yazanlar beni ilgilendiriyor.. yok dayanamayacağım  ve açıyorum zarfı.



   Fransızca döktürmüşler. Soluklanmak için  oturduğum  kafede garsondan internet şifresini  alıp tahlil sonucunda yazan cümlede dikkatimi çeken ilk kelimeyi   tercüme ediyorum. Elim ayağım titriyor ve internet bağlantısı gidiyor. Defalarca İnternete bağlanmayı deniyorum ve oluyor.  Kelimenin anlamı habis tümör...

Sondan başlamış gibi olmasın.  Başa döneyim ve olayı baştan anlatayım. 

Vücudumda çıkan bazı şeyler Şubat ayında  dikkatimi çekince internette biraz araştırma yaptım.  Doktora gitmeden önce bir fikir olur diye yaptığım araştırmalar sonucu moralim bozuldu.  İnsan o yayınları okuduktan  sonra daha beter oluyor.  Hemen hemen her şey için kanser yazıyor internette.

Mart ayının  ilk günlerinde  Dr randevusu vardi. Saat 9:30 gibi doktorun muayenehanesinde soluğu aldım.    Vajina kanserini  yenen, aynada kendi ile yüzleşen Louise Hay  in kitabı elimde muayene  sırasının bana gelmesini bekliyordum. O kadar güzel satırlar okuyordum ki moral ve motivasyonum yerine gelir gibi olmuştu . HAYAT SENİ SEVİYOR diyor du kitap.

Sonra kendime odaklanıp bu şeyler benim vücudumda neden çıktı?  Bana ne demek istiyor? Ben neler yaptım,  neler yapamadım, son zamanlar neler yaşadım?..   Düşündüm.  Sanırım yolunda gitmeyen bir şeyler var ki vücut sinyal veriyordu .


Hayatın kıymeti sağlık sekteye uğradığında daha iyi anlaşılıyor.  Maalesef günlerdir bana birşey olursa kızıma kim bakar,  neler yaşar endişesindeyim. Herkes kaderini yaşar oysa. Endişe etmek yersizdir ama anne olunca  insan bildiği gerçeklere ters düşüyor.   

Bir zamanlar kendi kendine konuşana deli diyen bir toplum vardı fakat Louise Hay kitapları ayna karşısında kendinizle konuşun diyor.  İnsan kendisi ile iletişim kuramıyorsa başkaları ile nasıl iletişim kurabilir ki zaten.

Şu an tek dileğim  doktordan " Endişelenmeyin, tedavisi var"  gibi cümle duymak.  Nasıl bir psikoloji içine girdiysem artık...

Devam edecek...


Bunu ben yaşıyorsam benim sınavımdır ama sen okuyorsan senin de bu sınavda öğreneceğin bir şey muhakkak vardır.  Cumartesi günü yazının devami ile burada olacağım. Görüşmek  dileğiyle,

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Sevda ALAN ELARABY